Siz de Yazdıklarına Kıyamayanlardan mısınız?
Yazdığınız bir yazıda herhangi bir cümleyi ya da paragrafı silmeye, değiştirmeye ya da uzman bir bakış açısı ile eleştirilmesine razı olmuyorsanız büyük ihtimalle sorun yazdıklarınızla kurduğunuz ilişkinin niteliğindedir. Birçok yazar adayı gelişmesindeki asıl sorunun yazdığı yazılara kıyamamak ve bu nedenle gerekli düzenleme ve düzeltmelerin yapılmamasından kaynaklandığını fark etmez.
Yaratıcı yazma sürecinde en sık karşılaşılan engellerden biri yazar adayının yazdığı yazılarla özdeşleşmesidir. Bir cümleye yönelik eleştiriyi kişiliğine yönelik olarak algılamak, bir sahnenin işlevsiz olduğunu görmek yerine onu savunmak, yazma motivasyonunu korumak adına hataları görmezden gelmek gibi yazıyı savunmaya yönelik tavırlar hep aynı kökten beslenir. Yazar adayı yazılarını kendine ait bir parça olarak görür.
Bu yaklaşım kişiyi bir noktaya kadar korur. Yazmaya devam etmesini, yazma cesaretini korumasını sağlar fakat aynı zamanda kaleminin gelişmesini engeller. Çünkü yazma yolculuğunda gerçek ilerleme ancak hatalı olanı görebilmek ve o hatayı kişisel bir yenilgi saymadan düzeltebilmekle mümkün olur.
Bu duygusal özdeşleşme yazar adayını koruyormuş gibi görünmekle birlikte aslında onu bulunduğu noktada tutmaya devam eder. Bir metindeki zayıf sahneyi görmemek o sahneyi güçlendirmez. Eleştiriyi kişisel algılamak yazar adayını daha ileri bir aşamaya taşımaz.
Yazarlık teknikleri öğrenilebilir ancak öğrendiklerinizi uygularken yazdıklarınızla aranıza mesafe koyabilmeniz de gerekir.
İyi bir kısa öykü yazmak, inandırıcı bir karakter yaratmak veya sağlam bir kurgu yazmak istiyorsanız metindeki fazlalıkları atabilmelisiniz. Pek çok yazar adayının daha iyi yazmak için atması gereken ilk adım budur.
Farkındalık Yazarlığı Akademisi’nde OYA (Online Yazarlık Atölyesi) bu amaca yönelik bir çalışmadır. Bu atölyede kendi hızınızda ilerleyip, yazdığınız yazılarla kurduğunuz ilişkiyi yeniden tanımlayabilirsiniz. Atölyeyi sitemizden inceleyebilirsiniz.